Kaynanam üniversite mezunu. Okuma yazma bildiği kesin.
Rica ediyoruz, şu tahtaya yazın lütfen: ne yedi, ne içti, ne zaman uyudu, ne kadar uyudu, bir eksik var mı ertesi güne alınması gereken.
Yok yok yok!
Kocama soruyorum neden diye, bıktım artık söylemekten diyor. Sen bıktıysan ben ne hissediyorum, düşün bakalım sevgili kocacığım?
23 Eylül 2010 Perşembe
Süper çözüm!
Eve girdiğimde kızım uyuyorsa kaynanam namaz kılmaya koşuyor ben eve girince. Ben de ellerimi yıkamaya giriyorum o sırada, çıktığımda kızıma uğruyorum, o sırada kaynanam hoop kapıyı kapatıp gidiyor, kayınpederimin gelip onu almasını beklemiyor bile.
Karşılaşmadan kapatıyoruz günü.
Win win situation!
Karşılaşmadan kapatıyoruz günü.
Win win situation!
Provokasyon
Bir gün önce çok önemli bir iş toplantısı vardı. Olağanüstü İstanbul trafiğinde gitmeye çalıştım, gidemedim. 4 saat sonra eve vardığımda aslında hiçbir yere gitmemiştim.
Ertesi gün eve girdim. Saat 18:30du ve elinde yeni hazırlanmış biberon vardı. Daha önce milyonlarca defa 17:00dan sonra herhangi bir yiyecek veya biberon verilmemesi konusunda konuşmuştuk. Baktım şöyle, selam verdim ve dedim ki:
- Mama mı hazırladınız? E ben nasıl emzirebilirim arkasından? Emmez ki?
- Bilemedim, geç gelirsiniz diye düşündüm?
- Neden, haber verirdim?
- E dün de geç kaldın ya.
- Hergün kalacağım anlamına gelmiyor ki?
- Kusuruma bakma ben hata yaptım. Ama sen beni affedersin. Nasıl olsa hergün hata yapıyorum.
- Anlayamadım?
- Sürekli hata yapıyorum ya, onu diyorum.
- Anlayamıyorum? dedim ve arka odaya geçtim. O sırada eşim geldi ve konu birden kapanıverdi. Tesadüf böyle birşey.
Ertesi gün eve girdim. Saat 18:30du ve elinde yeni hazırlanmış biberon vardı. Daha önce milyonlarca defa 17:00dan sonra herhangi bir yiyecek veya biberon verilmemesi konusunda konuşmuştuk. Baktım şöyle, selam verdim ve dedim ki:
- Mama mı hazırladınız? E ben nasıl emzirebilirim arkasından? Emmez ki?
- Bilemedim, geç gelirsiniz diye düşündüm?
- Neden, haber verirdim?
- E dün de geç kaldın ya.
- Hergün kalacağım anlamına gelmiyor ki?
- Kusuruma bakma ben hata yaptım. Ama sen beni affedersin. Nasıl olsa hergün hata yapıyorum.
- Anlayamadım?
- Sürekli hata yapıyorum ya, onu diyorum.
- Anlayamıyorum? dedim ve arka odaya geçtim. O sırada eşim geldi ve konu birden kapanıverdi. Tesadüf böyle birşey.
"Biberon kullanma" ne demek sizce?
Kızım 8 aylık olduğundan beri doktorumuz biberonu bırakmamızı istedi, kadehe geçmek için en iyi vakit dedi. Denemelere başladım, kızım çok heyecanlanıyor, ben de sanırım, olmuyor pek. Çok büyük bir kısmı dışarıya akıyor.
Bebek kadehleri aldım. Kalııın yoğurt kadehleriyle içirmeyi denedi ama onları denemedi.
Alıştırma bardakları aldım, 5 farklı uç. Nasıl güzel içiyor onlarla. Lıkır lıkır. Dr. Brown çıksın hayatımızdan dedim. Emmesi değişti, biberonu bırakmazsak göğsümü bırakacak dedim, cık, birşey değişmedi.
Sen bana pislik yaparken aslında torununa pislik yapıyorsun! Yoksa torununa benim sütümü layık görmüyor musun? Artık o kadar da değildir, di mi? olabilir mi???
Bebek kadehleri aldım. Kalııın yoğurt kadehleriyle içirmeyi denedi ama onları denemedi.
Alıştırma bardakları aldım, 5 farklı uç. Nasıl güzel içiyor onlarla. Lıkır lıkır. Dr. Brown çıksın hayatımızdan dedim. Emmesi değişti, biberonu bırakmazsak göğsümü bırakacak dedim, cık, birşey değişmedi.
Sen bana pislik yaparken aslında torununa pislik yapıyorsun! Yoksa torununa benim sütümü layık görmüyor musun? Artık o kadar da değildir, di mi? olabilir mi???
Kanıksama, Bezme
Galiba kanıksadım.
Yazmıyorum, yazamıyorum artık.
Birbirimizi görmek istemiyoruz, ben eve giriyorum, mutfağa yöneliyorum hemen çocuğun sütlerini buzdolabına koymaya. Sonra ellerimi yıkıyorum öyle gidiyorum kızımın yanına.
"İyi akşamlar" diye giriyorum. Yanında biri varsa cevap veriyor, yoksa mırıldanıyor birşeyler (küfür bile ediyor olabilir).
Kızım bazen sevinçten haykırarak yanıma geliyor, kucağıma alıyorum, emzirmeye gidiyorum. Bazen de uzak duruyor, küsmüş olduğunu düşünüyorum, işe gitmeme kızmış diye içimden geçiriyorum. "Babaannene benzedin kızım" diye geçiyor içimde, ürküyorum.
Bakıcı bulamadım, hepsi sigara içiyor, kıyamadım yavruya. Kendime kıydım onun yerine, kaynanama katlanıyorum.
Yazmıyorum, yazamıyorum artık.
Birbirimizi görmek istemiyoruz, ben eve giriyorum, mutfağa yöneliyorum hemen çocuğun sütlerini buzdolabına koymaya. Sonra ellerimi yıkıyorum öyle gidiyorum kızımın yanına.
"İyi akşamlar" diye giriyorum. Yanında biri varsa cevap veriyor, yoksa mırıldanıyor birşeyler (küfür bile ediyor olabilir).
Kızım bazen sevinçten haykırarak yanıma geliyor, kucağıma alıyorum, emzirmeye gidiyorum. Bazen de uzak duruyor, küsmüş olduğunu düşünüyorum, işe gitmeme kızmış diye içimden geçiriyorum. "Babaannene benzedin kızım" diye geçiyor içimde, ürküyorum.
Bakıcı bulamadım, hepsi sigara içiyor, kıyamadım yavruya. Kendime kıydım onun yerine, kaynanama katlanıyorum.
2 Ağustos 2010 Pazartesi
Delirmeler
tahtaya yazıyorum verilecekleri alternatifleriyle falan. şöyle birşey var tahtada (buzdolabının yanında):
meyve (altı çizili) 1. katta cam kapta organik şeftali var, 2. katta kağıt torbada organik böğürtlen var ...
kahvaltı (altı çizili) en üstte mor kapta suyun içinde koyun peyniri var ..... böyle böyle. yine gidip labne vermiş. söylemiştim ya, labne iyi değilmiş diye, hatta çok kötüymüş. keçi peyniri yemiyor benimki, koyun deneyelim diye aldık. akşam geldim, duruyor suda.
diyalog (bunun dışında tek kelime konuşmadık)
- e size yazdım, niye vermediniz?
- mor kap demişsinz, orda 3 tane mor kap vardı
gidiyorum açıyorum buzdolabını, dönüyorum odaya
- onlar mavi?
- ben mor gördüm
- peki mor gördüyseniz de onların içinde suda peynir yok?
- bu sefer böyle oldu artık
yemin ediyorum beni delirtmeye yapıyor.
kocama da demiş ki büyük bir kaba benim o gün vereceğim herşeyi sırasıyla koyun, yoğurdunu, sebzesini, meyvesini, kahvaltısını .... oldu dedim, bu kadar mı artık? armut piş ağzıma düş. yıkamak mı zor geliyor? önceden yıkanırsa bozulur? gerizekalı muamelesi yapmanın ötesi değil mi bu? bir de kendi istiyor? o da mı kabul ediyor çok zeki olmadığını artık? dedim. o da dedi ki "buzdolabını açıyor, derecesi yükselecek diye deli gibi aranıyor, arada kapatıyor, soluklanıyor, yeniden açıyor, ödü kopuyor" dedi. güldüm, çok güldüm. psikopat yaptın dedi. dedim keyfimden yaptım, sırf pisliğine yapıyorum, çocuğun sağlığıyla falan alakası yok. hiç yok. psikopatım ben.
dün eve bir geldim ki mutfak kopmuşşşşşşş. toparladım 1 saat sürdü. tam toparladım kocam geldi. suratın niye böyle diyor. yok birşey oldum, yok yok var diyor. anlatıp da sinirimi daha da bozmak istemedim valla. yuh yani. lavabonun 4 cm yanında bulaşık makinası var, çalkalamaya da üşeniyorsan at içine, ortalığı sinek basmasın di mi? pisssss.
arabadan indim dün, kapıcı geldi yanıma, tatildeydi geçen hafta. dedi napıyor benimki. dedim görmediniz mi, çıkmadılar mı? yoo, hiç çıkmadılar dedi. içim cısladı. çocukta d vitamini eksikliği var, söyledim. bir güneş göstermez misin? bu kadar kof, düşüncesiz, bencil misin? girdim eve, aldım çocuğu, ben buna biraz güneş göstereyim dedim, çıktım.
arıyorum arıyorum, bulamıyorum ki adam gibi birini çocuğumu emanet edecek. yok yok yok!!!
meyve (altı çizili) 1. katta cam kapta organik şeftali var, 2. katta kağıt torbada organik böğürtlen var ...
kahvaltı (altı çizili) en üstte mor kapta suyun içinde koyun peyniri var ..... böyle böyle. yine gidip labne vermiş. söylemiştim ya, labne iyi değilmiş diye, hatta çok kötüymüş. keçi peyniri yemiyor benimki, koyun deneyelim diye aldık. akşam geldim, duruyor suda.
diyalog (bunun dışında tek kelime konuşmadık)
- e size yazdım, niye vermediniz?
- mor kap demişsinz, orda 3 tane mor kap vardı
gidiyorum açıyorum buzdolabını, dönüyorum odaya
- onlar mavi?
- ben mor gördüm
- peki mor gördüyseniz de onların içinde suda peynir yok?
- bu sefer böyle oldu artık
yemin ediyorum beni delirtmeye yapıyor.
kocama da demiş ki büyük bir kaba benim o gün vereceğim herşeyi sırasıyla koyun, yoğurdunu, sebzesini, meyvesini, kahvaltısını .... oldu dedim, bu kadar mı artık? armut piş ağzıma düş. yıkamak mı zor geliyor? önceden yıkanırsa bozulur? gerizekalı muamelesi yapmanın ötesi değil mi bu? bir de kendi istiyor? o da mı kabul ediyor çok zeki olmadığını artık? dedim. o da dedi ki "buzdolabını açıyor, derecesi yükselecek diye deli gibi aranıyor, arada kapatıyor, soluklanıyor, yeniden açıyor, ödü kopuyor" dedi. güldüm, çok güldüm. psikopat yaptın dedi. dedim keyfimden yaptım, sırf pisliğine yapıyorum, çocuğun sağlığıyla falan alakası yok. hiç yok. psikopatım ben.
dün eve bir geldim ki mutfak kopmuşşşşşşş. toparladım 1 saat sürdü. tam toparladım kocam geldi. suratın niye böyle diyor. yok birşey oldum, yok yok var diyor. anlatıp da sinirimi daha da bozmak istemedim valla. yuh yani. lavabonun 4 cm yanında bulaşık makinası var, çalkalamaya da üşeniyorsan at içine, ortalığı sinek basmasın di mi? pisssss.
arabadan indim dün, kapıcı geldi yanıma, tatildeydi geçen hafta. dedi napıyor benimki. dedim görmediniz mi, çıkmadılar mı? yoo, hiç çıkmadılar dedi. içim cısladı. çocukta d vitamini eksikliği var, söyledim. bir güneş göstermez misin? bu kadar kof, düşüncesiz, bencil misin? girdim eve, aldım çocuğu, ben buna biraz güneş göstereyim dedim, çıktım.
arıyorum arıyorum, bulamıyorum ki adam gibi birini çocuğumu emanet edecek. yok yok yok!!!
22 Temmuz 2010 Perşembe
Sessiz savaş
Uzun zamandır yazmıyorum çünkü 6 Temmuz bir milat oldu. O günden beri görüşmedik.
Akşam kızımı görmeye eve gidemiyorum :( İşten çıkıp eşim eve gelip de o evine gidene kadar dışarılarda bekliyorum. Nasıl kötü bir durum anlatamam. Kızımı nasıl özlüyorum bütün gün halbuki. Ona yemek yapmam gerekiyor eve gidip.
Çok kötü çok. Bakıcı bulamıyorum.
Akşam kızımı görmeye eve gidemiyorum :( İşten çıkıp eşim eve gelip de o evine gidene kadar dışarılarda bekliyorum. Nasıl kötü bir durum anlatamam. Kızımı nasıl özlüyorum bütün gün halbuki. Ona yemek yapmam gerekiyor eve gidip.
Çok kötü çok. Bakıcı bulamıyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)