tahtaya yazıyorum verilecekleri alternatifleriyle falan. şöyle birşey var tahtada (buzdolabının yanında):
meyve (altı çizili) 1. katta cam kapta organik şeftali var, 2. katta kağıt torbada organik böğürtlen var ...
kahvaltı (altı çizili) en üstte mor kapta suyun içinde koyun peyniri var ..... böyle böyle. yine gidip labne vermiş. söylemiştim ya, labne iyi değilmiş diye, hatta çok kötüymüş. keçi peyniri yemiyor benimki, koyun deneyelim diye aldık. akşam geldim, duruyor suda.
diyalog (bunun dışında tek kelime konuşmadık)
- e size yazdım, niye vermediniz?
- mor kap demişsinz, orda 3 tane mor kap vardı
gidiyorum açıyorum buzdolabını, dönüyorum odaya
- onlar mavi?
- ben mor gördüm
- peki mor gördüyseniz de onların içinde suda peynir yok?
- bu sefer böyle oldu artık
yemin ediyorum beni delirtmeye yapıyor.
kocama da demiş ki büyük bir kaba benim o gün vereceğim herşeyi sırasıyla koyun, yoğurdunu, sebzesini, meyvesini, kahvaltısını .... oldu dedim, bu kadar mı artık? armut piş ağzıma düş. yıkamak mı zor geliyor? önceden yıkanırsa bozulur? gerizekalı muamelesi yapmanın ötesi değil mi bu? bir de kendi istiyor? o da mı kabul ediyor çok zeki olmadığını artık? dedim. o da dedi ki "buzdolabını açıyor, derecesi yükselecek diye deli gibi aranıyor, arada kapatıyor, soluklanıyor, yeniden açıyor, ödü kopuyor" dedi. güldüm, çok güldüm. psikopat yaptın dedi. dedim keyfimden yaptım, sırf pisliğine yapıyorum, çocuğun sağlığıyla falan alakası yok. hiç yok. psikopatım ben.
dün eve bir geldim ki mutfak kopmuşşşşşşş. toparladım 1 saat sürdü. tam toparladım kocam geldi. suratın niye böyle diyor. yok birşey oldum, yok yok var diyor. anlatıp da sinirimi daha da bozmak istemedim valla. yuh yani. lavabonun 4 cm yanında bulaşık makinası var, çalkalamaya da üşeniyorsan at içine, ortalığı sinek basmasın di mi? pisssss.
arabadan indim dün, kapıcı geldi yanıma, tatildeydi geçen hafta. dedi napıyor benimki. dedim görmediniz mi, çıkmadılar mı? yoo, hiç çıkmadılar dedi. içim cısladı. çocukta d vitamini eksikliği var, söyledim. bir güneş göstermez misin? bu kadar kof, düşüncesiz, bencil misin? girdim eve, aldım çocuğu, ben buna biraz güneş göstereyim dedim, çıktım.
arıyorum arıyorum, bulamıyorum ki adam gibi birini çocuğumu emanet edecek. yok yok yok!!!
2 Ağustos 2010 Pazartesi
22 Temmuz 2010 Perşembe
Sessiz savaş
Uzun zamandır yazmıyorum çünkü 6 Temmuz bir milat oldu. O günden beri görüşmedik.
Akşam kızımı görmeye eve gidemiyorum :( İşten çıkıp eşim eve gelip de o evine gidene kadar dışarılarda bekliyorum. Nasıl kötü bir durum anlatamam. Kızımı nasıl özlüyorum bütün gün halbuki. Ona yemek yapmam gerekiyor eve gidip.
Çok kötü çok. Bakıcı bulamıyorum.
Akşam kızımı görmeye eve gidemiyorum :( İşten çıkıp eşim eve gelip de o evine gidene kadar dışarılarda bekliyorum. Nasıl kötü bir durum anlatamam. Kızımı nasıl özlüyorum bütün gün halbuki. Ona yemek yapmam gerekiyor eve gidip.
Çok kötü çok. Bakıcı bulamıyorum.
6 Temmuz 2010 Salı
Sıpa
Ay, laflarının en güzelini yazmayı ihmal ettiğimi fark ettim:
Ben kızımı ilk defa "eşşşek sıpası" diye sevdiğimde (annem de vardı yanımızda) döndü ve ciddi bir tavırla "babası hariç" dedi.
yuh!
Ben kızımı ilk defa "eşşşek sıpası" diye sevdiğimde (annem de vardı yanımızda) döndü ve ciddi bir tavırla "babası hariç" dedi.
yuh!
Selam
Dün kızım kaynanamın evine gitmişti sabah ben işteyken, akşam da vakitli gelsin diye haber yolladım. babası gitti aldı kızımı. kızım kaynananın kucağında uyuyakalmış arabada.
aynı anda park ettik.
kocam çocuğun pusetini çıkarmış, eşyaları ona dolduruyor.
ben de indim arabadan, elimde laptop çantası, kocaman pompa çantası, kendi kol çantam, 3 tane de alışveirş torbası. başım da zonk zonk aprıyor. arabanın yanından geçerken baktım bebişim uyuyor, elimdeki torbaları astım pusetin kenarına, çantalarımla kapıya doğru gittim açmak için.
kapıyı açtım, arkadan kucağında kızımla kaynanam geldi, gülümsedim ve kapıyı tuttum. "Karşılaşınca selam mı verilirmiş" dedi. kalakaldım. "şimdi karşılaşıyoruz daha" dedim. girdik içeri, asansörün önünde duruyoruz, ortam buz gibi. döndüm "gülüşüm suratımda dondu kaldı vallahi" dedim. "ay ben kötü niyetle söylemedim ki" dedi.
nasıl iyi bir niyet olabilir ki bu cümlede!
aynı anda park ettik.
kocam çocuğun pusetini çıkarmış, eşyaları ona dolduruyor.
ben de indim arabadan, elimde laptop çantası, kocaman pompa çantası, kendi kol çantam, 3 tane de alışveirş torbası. başım da zonk zonk aprıyor. arabanın yanından geçerken baktım bebişim uyuyor, elimdeki torbaları astım pusetin kenarına, çantalarımla kapıya doğru gittim açmak için.
kapıyı açtım, arkadan kucağında kızımla kaynanam geldi, gülümsedim ve kapıyı tuttum. "Karşılaşınca selam mı verilirmiş" dedi. kalakaldım. "şimdi karşılaşıyoruz daha" dedim. girdik içeri, asansörün önünde duruyoruz, ortam buz gibi. döndüm "gülüşüm suratımda dondu kaldı vallahi" dedim. "ay ben kötü niyetle söylemedim ki" dedi.
nasıl iyi bir niyet olabilir ki bu cümlede!
30 Haziran 2010 Çarşamba
Bisküvi kutusu
Bisküvi kutusunun ağzı sabahtan itibaren açık kalmış, belli, çünkü sadece kahvaltıda veriyoruz. Akşam geldim, gördüm, "Bisküvi kutusunun ağzı açık kalmış, bayatlarsa yemez, kapalı tutar mısınız" dedim.
"Aaaa, naparız sonra bayatlarsa di mi kızıııım" dedi.
öleyim mi öldüreyim mi? ha?
"Aaaa, naparız sonra bayatlarsa di mi kızıııım" dedi.
öleyim mi öldüreyim mi? ha?
27 Haziran 2010 Pazar
Su biberonu
öyyyyykkkk
sabah kahvaltısını yumurta ve peynirle yapan minnoşuma ağzı silinmeden içirilen su, turuncu alıştırma bardağından içiriliyor. akşam eve geliyorum, hala aynısından su içiriliyor :(
hayır, arada yıkanmamış. gerçekten hayır.
bu arada kahvaltıda ne yediriliyorsa, öğlen yemeğinde, aralarda, kaşık ve tabaklarıyla beraber salonda örtünün üstünde duruyor. aynen önlükler falan da. ya ne kadar zor olabilir mutfağa götürüp lavaboya koymak? evim akşam geldiğimde yumurta kokuyor, malum havalar 30 küsür derece artık!
yalnız bir iyi yanı var ki, benim güzel kızımın bağışıklık sistemi çok çok sağlam olacak onun sayesinde!
sabah kahvaltısını yumurta ve peynirle yapan minnoşuma ağzı silinmeden içirilen su, turuncu alıştırma bardağından içiriliyor. akşam eve geliyorum, hala aynısından su içiriliyor :(
hayır, arada yıkanmamış. gerçekten hayır.
bu arada kahvaltıda ne yediriliyorsa, öğlen yemeğinde, aralarda, kaşık ve tabaklarıyla beraber salonda örtünün üstünde duruyor. aynen önlükler falan da. ya ne kadar zor olabilir mutfağa götürüp lavaboya koymak? evim akşam geldiğimde yumurta kokuyor, malum havalar 30 küsür derece artık!
yalnız bir iyi yanı var ki, benim güzel kızımın bağışıklık sistemi çok çok sağlam olacak onun sayesinde!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)